Seçim Zamanı: Doğru Influencer Seçimi

Dönem dönem farklı pazarlama türlerinin trend olduğuna; markaları, toplulukları hatta ve hatta hedef bireyleri bile etkisi altına aldığını hepimiz deneyimliyoruz ve gözlemliyoruz. Son dönemlerde etkisi kolay kolay geçmeyecek bir pazarlama türü ile karşı karşıyayız; Influencer Marketing! Birçok markanın pazarlama kampanyalarında kullandığı bu iletişim modelini doğru ve etkili kullanmak ise büyük avantaj sağlıyor; çünkü Influencer Marketing kitleleri etkilemek ve yönlendirmek açısından büyük bir şans!

Peki Influencer Marketing Etkisi Neden Artıyor?

Son zamanlarda dikkatimizi çeken en büyük olgu, her platformun kendi fenomenlerini yaratması ve hayatımıza giren fenomen sayısının her geçen gün artması. Blogger, Vlogger, Twitter, Instagram, Facebook, TikTok fenomenleri ve daha niceleri. Onlar her yerdeler. Görmemek, duymamak, denk gelmemek neredeyse imkansız.

Tabi fenomenlerin böylesine çoğalmasına da şaşırmamak lazım. Dijital mecraların son yıllarda yoğun olarak kullanılmaya başlanmasıyla beraber, tüketiciler bir ürün ya da hizmeti satın almadan önce bir dizi sosyal medya kanalından diğer kullanıcıların deneyim ve düşüncelerine göz atıyor. Bu durumun farkına varan markalarda, potansiyel müşterilerin peşine düşüyor ve bu kanallarda yer edinmeye çalışarak satış kararlarını etkilemeye yönlendiriyor. Tabi bunun yolu da, dijital ortamlarda yüksek takipçi sayılarına sahip kişiler (kanaat önderleri) ile yapılan ortak çalışmalardan geçiyor. Çünkü kanaat önderleri, toplulukları etkileme gücüne sahip. Markaların bu doğrultuda arayışlara girmesi de fenomenlerin iştahını kabartmış olacak ki her köşe başında açılan çiğ köfte dükkanı gibi bir anda çoğalarak yayıldılar. Kısaca özetlemek gerekirse, markalar ile fenomenler arasında yapılan bu ortak pazarlama çalışmalarına Influencer Marketing deniyor. Influencer Marketing’i bu denli popüler kılan etken ise kitleleri etkileme gücünün diğer pazarlama metotlarına göre daha kuvvetli olması. Doğru Influencer Marketing kampanyasını yürütmek için, özgün içerik üreten, gerçekten o marka ile uyumlu hesapların seçilmesi gerekiyor, bu da işin uzmanı aracılığıyla bu tür kampanyaların yürütülmesi ve iyi bir ön araştırma sonucundan geçiyor. Doğru marka doğru influencer ile buluşunca etkisi gerçekten de inanılmaz boyutlarda oluyor. Markanın organik olarak büyümesi kaçınılmaz oluyor ve marka bilinirliği üst seviyelere taşınıyor. Geçmişten örneklere baktığımızda; doğru influencer pazarlama aracılığı ile ilk etapta 15 bin dolarlık girişim olan Daniel Wellington markasının nasıl da 228 milyon dolarlık global moda imparatorluğuna dönüştüğüne şahit olduk.

Peki markalar fenomenlerle çalışmasına çalışıyor da, ne derecede doğru ve verimli şekilde çalışıyor? İşte bu kocaman bir soru işareti. Tam da bu noktada dikkat edilmesi gereken bazı noktalar mevcut. Çoğu marka, ne yazık ki çalışacağı fenomenin kendisine uygunluğu konusunda sağlıklı kararlar vermekten aciz. Hepimiz yakın geçmişte ünlü markaların bu konuda ne kadar komik bir duruma düştüğüne şahit olduk. İşini iyi yapan, içerikleri özgün ve kaliteli olanlar tabiki var ancak çoğu internet fenomeninin markaların kimliğiyle uzaktan yakından alakası bile yok. Fenomenler aynı tip yemeği ısıtıp ısıtıp markaların önüne getiriyor, günün sonunda da marka bu yemeği yemek zorunda kalıyor. Sonuç; marka antipatisinin tavan yaptığı etkileşimi diplerde pazarlama kampanyaları.

Peki durum böyleyse Influencer Marketing’den vaz mı geçilmeli? Markaların doğru Influencer seçimi yapması ne kadar mümkün veya mümkün mü?

Dijital dünya, her zaman olduğu gibi yine bize bu alanda da somut verileri veriyor. Global projelere imza atan ajanslar, bu tarz erişim görüntüleme araçlarıyla markaların doğru Influencer seçimine yön verebiliyor. Sizin de hedefiniz dijital dünyanın her alanında somut verilerle desteklenen başarılara ulaşmak ise bizimle iletişime geçmeyi unutmayın.